| Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | İletişim | Linkler | |||||||||||||||
KATEGORYLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
MHP'den "Başak" Toplamak...
MHP'ye karşı yapılan fütursuz saldırıların hızla artış göstermesi "akıl dışı bir senaryonun, gerilim perdesine" dönüştüğü görülmektedir.Siyaset yapma seviyesinin iftira, aldatmak hatta "bel altı" seviyesine düşmesi endişe yaratırken, "neler oluyor" diye düşündürmeye devam etmektedir. Kanaatime göre; Türkiye'de neler oluyor? Sorusuna, "sermayesini tüketen siyasetçiler neler yapıyor" diye bir ilave yapma zamanı gelmiştir! Son yapılan anketler; AKP'yi erken genel seçime zorlayan şartların oluştuğunu gösterdiği halde "halkın önüne sandık koymak" istemeyen bir mantık elbette kabul edilemez. Anayasa'yı yamalı bohçaya dönüştürerek siyasi ikbaline "doping" yapmak isteyen AKP belki de referandumu son hamle olarak görmektedir. Bu sebeple halkın gerçek beklentilerinden uzak bir siyasi gündem yaratma gayretine düşmüştür. AKP 12 Eylül'e kadar gerilimi sürdürerek vaziyeti idare edebilir ama 13 Eylül sabahı ortaya çıkacak tablo Türkiye'nin istikametini belirleyici olacaktır. Böyle bir tablonun ortaya çıkması AKP de endişe yaratmış olacak ki; CHP ye tedavi, "MHP'ye saldırı stratejisi" taktik değişime uğramıştır. Son bir hafta içinde gerek Başbakanının "terörden nemalanıyorlar" açıklaması, takiben Hüseyin Çelik'in açıklamaları ve Aydın'da polis gücü ile demokratik ve siyasi bir hakkın ihlal edilerek pankartın indirilmesi kurgunun tesadüf olmadığını göstermektedir. MHP ile BDP'yi aynı cümlede değerlendireme gafleti de bu taktik değişimin işaret fişeği olmuştur. MHP'yi hedefe oturtan sebep belki de anketlerde çıkan sonuçlardır. Şimdi sıra Eski MHP'li (nasıl oluyor ise) devşirmeye mi gelmiştir? MHP ve Sayın Genel başkanı üzerinde yoğunlaşan "taktik siyaset" MHP tabanında çizik bile açamayacağı aşikârken, "eski MHP'li" sıfatı ile AKP ye "Başak" olma fırsatı verenlerin "ihaneti" de sonucu değiştirmeyecektir". Bilmeyenler için hemen söyleyelim; Anadolu'da Tarlalarda, bağlarda dökülmüş ya da tek tük kalmış olan ürünler ihtiyaç sahiplerince toplanır. Bu ürünlere de "Başak" denir… Birkaç kişinin MHP tabanı gibi gösterilmesi "başak" yapıldığını düşündürüyor. Şimdi kendi partisi ve ülküsünden koparak zihinsel yalnızlığa düşmüş bu kişilerin "başak" edilmesi birkaç bin oy ihtiyacını karşılayabilir, ama temel bir enerji olmaz. Hal böyle olunca, Siyasi ikballer aydınlık değil, karanlık sokakta birbirine göz kırpan siyaset tablosunu ortaya çıkıyor. Küçük ihtirasların büyük değerlerin altını oymaya çalıştığı bir iklimde, siyasi ikbal peşinde olanların kime yararı olmuş ki AKP ye yararı olsun. Devletin temel dinamikleri üzerinden siyaset üretilirken, hassas bir dönemde, kendi dinamiklerini öncelik gören ve "kimlik sevdasına" düşenleri görmek üzücüdür… AKP'nin "ileri demokrasi ve açılım" ekseninde gündeme getirdiği "Anayasa değişikliği" Tüm katmanlarda tartışmalı bir metin olarak değerlendirilirken, ihtiraslarına yenilen bir kesimin "Eski MHP'li" markasıyla "höt-zöt" etmesi komedi değil mi? Velev ki bu değişikliklere evet diyorsunuz, o halde eski MHP'li markasına ihtiyacınız ne? Siz kendiniz bile olamadığınıza göre, evet deseniz ne olur, hayır deseniz ne olur! Bence MHP'yi kartvizitinde unvan yapmak önemli değil, kendi kişiliğini MHP İlkeleri içinde örnek bir insan olarak yaşatmak daha önemlidir… MHP ve Onun lideri dimdik ayaktayken, onun seçkin devlet adamlığından ders alamayıp "eski MHP'li" kimliğinin arkasından yeni versiyon oyunlara alet olup sofranın salatası olmak şık mıdır? Bu 41 yıldır bir hilal uğruna bedel ödeyenlere ihanet değil mi? MHP'nin Yüce Türk milletine en yüksek liyakat ve hizmeti kendine sevda edinen ve milliyetçi iradenin iz düşümü olan bir siyasi hareket olduğunu bilmeyen var mı? Milliyetçi hareket, "siyasi etiket" değil, siyasi etiği bilen, "önce ülkem, sonra milletim ve partim" diyebilen insanların hareketidir. Bu hareketin başında bu bayrağı yüreğiyle taşıyan Sayın Lideri Bahçeli ve kurmayları varken, onların çağrıları ve fikirleri ortadayken milliyetçi kesime "referandum" ahkâmı kesmek "kronik muhalefet" ihtiraslarına yenilmekten başka bir şey değildir. MHP'nin "nöbetçi sazan" gibi bekleyen "kronik muhalefeti" bu "BÜYÜK LİDER" örneğini istismara kalkışsa da "güneşin balçıkla sıvanamayacağı" da gerçektir. MHP Lideri Bahçeli sadece siyasi krizi değil, rejimi tehlikede görerek "Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben" ilkesiyle hareket etme kararlığını gösterirken, okyanus ötesi senaryolarda "figüran" olmak size yakışmıyor... Milliyetçilik eskimeyen bir sevdadır, bu sevdanın siyasi iz düşümü MHP'ye saldırarak sallanan koltuklarına zaman kazandırmak isteyen ihtiraslara alet olmak bu pınardan su içenlere hiç yakışmıyor. Kaldı ki; MHP'yi kendini eskimiş gören bir vizyon değil, kaya gibi dik duran Lideri sayın Bahçeli ve gurubu temsil edebilir. Peki, Neler oluyor bize diye düşündünüz mü hiç? MHP'nin sevdalısıyken, "eskisi olmak" gibi bir tercih acaba hangi ihtirasların eseridir? Şapkayı koyup düşünün ki, MHP nereden nereye geldi görün. MHP'nin iktidar alternatifi olması bu saldırıların asıl sebebi değil mi? MHP den "başak" toplasalar da bütünlüğünün asla bozulmayacağı aşikardır… "Hayır'lı" haftalar…
|
YAZARLAR
GALERİ |
|||||||||||||
|
Sitemizde Bulunan Haberler ve Resimlerin Telif Hakkı Tarafımıza Aittir. İzin Alınmadan Kullanımı Halinde Yasal Sorumlulukları Kabul Etmiş Bulunmaktadır. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||