Seyyar dünya
Uzun zaman süren sessizliğime derin manalar yükleyerek başlamak istiyorum! İstem dışı değil bu bekleyiş, doğru zamanı doğru anı kollamak, budala kuşların bu dallara konduğunu görmezlikten gelenlere inat, içeride kopan fırtınanın durgunluğa ermesinin derin bir bekleyişi!
***
Görmek için gözlüğe ihtiyaç duymayan bir pencereden bakacağım ve batıracağım tüm karşıt dünyaya; bana karşıt,sana karşıt, ona karşıt. Ölçüsünü ben belirlemeyeceğim doğrular hissedirecek,kısaca doğrulara karşıt dünyaya bakacağız.
Seyyar Dünya….
Bahar aylarının cazibesi sarmalamak için kapıda beklerken bir atak önde başladı ağzı küf kokan kollar, uzandı yine bilinçlerimize, bir o kadar serinletici esintilerle nazire yaptı yerli imbatlarımıza. Bir kez daha çatlak sesler yükseldi tarihe inat ve bir kez daha kovaladı ardı ardına paslı fikirler. Bu serin esinti ve bir kez daha götürdü içimizden birilerini! (Porrte kısmında bu birilerinden birini yansıtacağım)
Yüksek değer, eşsiz otorite Batı bu senede duramadı. Ermeni iddiaları, Ermeni Lobileri, Ermeni Hassasiyeti bir araçtı ancak asıl meselenin özüne yine inemedi Yerli Türk medyamız. Bir insanlığın aslında artık bastıramadığı iç güdülerin dışa vurumuydu bu! Ancak yine algılayamadık. Sözde tasarılar havalarda uçuştu, bugüne kadar bekledim ve sindirdim. Çıkan sonuçların vahim hali, kendini rahatlatmak isteyen satılık kalemlerin hali, diyar-ı hoşgörünün şehit evlatlarına yapılmış en büyük ihanet.
Hiç birimiz bakmaya cesaret edemediği bir pencere var, amacımız Ecdadı yıllardır karalamak ve sadece karalamak üzerine kurulmuş! Neden Yeniçeri başları Viyana evlerinde? Rodosta ve Maltada Neden Kiliselerde Papazların ayak altlarında Osmanlı Sancakları? Neden Her heykelde Batı Osmanlı Güllerini Ayakları altında sergiler? Neden bu heykeller her defa bir ‘’Osmanlı Askeri Bedeni ‘’üzerinde yükselir?
Ve neden anlamaz benim insanım hala bu intikam duygularını, bastırılmış gerçekleri. Anlasak ne olacak diyenler var aramızda, anlamaya çalışırsak gayret edersek işte o vakit, elin Amerika’sında İsveç’inde Bilmem Dış (Kapı) Temsilciliklerinde hamburger ile kola satan kendini parlamenter sanan kişiliklerin senin tarihin hakkında yargıya varmalarının manasını özümseriz!
Bir an sadece bu durumdan haz çıkarmayı denediniz mi Ecdadın Mirasını anlamaya çalıştınız mı?
***
Birleşmiş milletlerin kararları çok net, kısaca tüm dünya bu saçma sapan belgelere dayanmayan olmamış soykırım yalanını kabul etseler de bunun bir geçerliliği olmayacağını sizlere ileterek bahsi kapatıyorum.
Seyyar dünyanın gündemi de seyyar olmaya devam ediyor. Gelenler, gidenler her haber bülteni seyyar bir meseleyle yine bir yerden bir yere taşıyor takipçilerini ve yine başka sular akıyor görmezden gelenlerin sayesinde. Bir gerçek çabucak atlandı yaşandı bitti Yerli Medyaya sonusuz teşekkürler. Çanakkale gerçeği ,yüzyılın gerçeği bu konuyu atlamamak için kısa mısralara dökmeyeceğim. Size ilerleyen günlerde bir ziyafet sunmayı planlıyorum!
Bir Portre…
Ermeni mutfağının lezzetlerini her gece servis eden, yemek yarışmalarına nazire yapan, tarih tartışmalarının emeline ulaştığı bir dostun portesini yansıtacağım. Medyanın kitleleri nasıl yönlendirdiğine kanıt! Empoze fikrinin en cazibelisi de aldı götürdü, bilgisiz konuya hakim olmayan insanımızı ve yıllardır da götürmeye devam ediyor. Değerli Türk Tarih Kurumum da ne amaçla kurulduysa hala varlığını hissettirmese de yaşamaya devam ediyor . Çok yakında Hepimiz Ermeniyiz diyenlerin sayısının gösterilerde ne kadar artacağının ilk sinyalini buradan size veriyorum! 20’li yaşlarda bir genç sonunda vicdanını rahatlatarak geldi yanıma:
- ‘’Ermenilerden özür diliyorum bize gerçekleri yıllardır yanlış anlatmışlar’’ diyerek! Tebessüm ettim çok fazla derin mevzulara girmeden bana anlattıklarını dinledim
-Ermeni Meselesi üzerine hangi yayını okudun? aldığım cevap çok daha vahimdi.
-‘’Ben bunları Tartışma programlarından öğrendim Kitaba gerek yok’’.!
İşte genç bir portre. Okumayan gençlik.Medya yalan yanlış döneklere hep alkış.
E = mc2…
Yüzyılın deneyi sonunda gerçekleşti , bütün dünya bu deneye odaklandı ancak beklediğimiz o müthiş değişim olmadı. Bir Flash Forwad bekliyordum geleceği birkaç dakkalığına olsada bilinç kaybederek yaşamayı umuyordum oda olmadı benim biçin CERN-lhc-Büyük Hadron çarpıştırılmasının hiçbir anlamı olmadı. Sonuçta fizikçiler bilgi edindilermi evet, edindikleri bilgi kara deliklerin olmaması gibi bir varsayım hala, peki ya bunun benim gündemimle ne alakası var? Her ana haberde bunu dinlememizin Karsta ki ev hanımı Ayşe teyzemden Edirne de ki Mehmet amcama Adanalı çiftçimden Ordulu Balıkçıma ne faydası oldu?
***
Sonunda araştırmacılar sigara izmaritinde Domuz kanına da rastlamış, haberiniz olsun, bu tarihten itibaren yapay gündem kendine bir oyuncak daha buldu, Haram mı, değil mi? Ekranları başına kilitlenmenize az kaldı..
***
Bilgi önemlidir ancak önce karnı doyması gereken milyonlarca işsiz daha önemli.Sakinlerin hali pişkin tabi çok yiyenlerin göbekleri şişmeye devam ediyor…
Fairplay..
Spor dünyası bir tarihin yazıldığının şuan farkında ancak farkına varmak istemeyen bir Ülke medyası var ki işin İroni kısmı o ülkenin spor takımı olması. Avrupalıların RÜYA TAKIM olarak nitelendirdikleri, bizim bir türlü göremediğimiz burnumuzun ucundakiler.
FENERBAHÇE ACIBADEM BAYANLAR VOLEYBOL takımı Övgüyü layıkıyla hak ediyorlar. Kirli çekişmelerin içinde ki ülke sporunun alın akları. İnşallah Türkiye’nin görmediği bir kupayı Şampiyonlar ligi kupasını getirmek üzere gittiler.Sonsuz başarılar..
Pek yakında olanlar…
Görsel olarak medyada dikkatimi çeken bir reklamı paylaşacağım.Benim dikkatimi çekecek bir reklamın senaristine teşekkür ediyorum. ÜRETEN SUSARSA TÜRKİYE SUSAR adlı reklamın amacının üretene kredi vaad etmesi olarak görülebilir ancak bu mesajın iyi algılanmasın da fayda var. Fikirlere uyarladığımızda artık Üreten fikirlere Kredi verilmesinin zamanı geldi. Bu ülkede Vatanına sövmeye verilen kredinin yarısı verilse, yeniden ayağa kalkacağımız günün ilk adımları atılmış olacak.
Önümüzde ki yeni ayda görüşmek ümidiyle....
An be an..http://twitter.com/emrecankurtaran